Aşk Hikayeleri - OSMAN - Blogcu - Sayfa 3



25/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

 

Neler yaşadığımı bir ben bilirim,

Bakma sen herkes güya beni benden bile iyi biliyor,

Ama kimse bakmadı kafamı her yastığa koyuşumdaki çaresizliğime,

Kimse dinlemedi,eğilmedi,istemedi,

İstemedi bu dünya ne beni ne de sevgimi…

Sustum,

Korktum zannettiler,hatta bir de umarsızca güldüler,

Konuşmadım konuşmayacağım da bundan böyle,

Darp izlerini gördüler ama sormadılar nedenlerini,

Yani hepsi iyi günün dostu olmayı yeğlediler,

Elimden tutan ise hiç olmadı ne yazık ki…

Şimdi hayatımda yeni bir milada hazırlanıyorum,

Ağır,aksak ama ayaklarım yere basarak,

Bundan farklı bir dünya kurabilmek için,

Gideceğim buralardan arkama bakmayarak…

Eskiden söylediğim bir şarkı var yine tadı kalmamış dilimde,

Her dinlediğim namede sanki biraz daha oradayım,

Bir kısmım belki burada ama inan ki başka havadayım,

Ellerim titriyor,gözlerim yanıyor ama anlatmamalıyım…

Gidiyorum buralardan,

İstanbul bile inanmayacak bu apansız ve hoyrat gidişe,

Beni omzumdan tutma artık İstanbul,faydası yok,karar verildi,

Terk-i diyar var şimdi sadece serde,

Tüm yüklerimi atmış bir şekilde,

Senin o değişen çirkin yüzüne bir elveda bile demeden,

Gideceğim,sen de arkamdan sakın yalancı gözyaşı dökme

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

 

Ceplerime biriktirdiğim yanlızlıklarım üşütüyor ruhumu...

Bir harf bile etmeyen yanlızlığımla sana en uzak kapı diplerinde bekledim seni,

Sana dair ne varsa ,

Bütün yaşanan zamanlarımla dakikalara inat seni gözledim.

Bildiğim kadar değil hiç bilemeyeceğim kadar yoktun yine.

Senin içine aşka dair kaç kelime yerleştirebildimki...

 

 

 

 

 

Kaç saniye yaşayabildin beni olduğum gibi.

Adımı duyduğunda keşkeli cümleleri atabildinmiki hayatından ?

Ağzından çıkan cümlelerin kaçı /sırf kalıplara uysun diye / düşünmeden dökülmüştü dilinden ?

Kaçının öznesi ben,yüklemi sen olablmişti söyle bana!

Sen anlıyorum dediğinde yüreğimdek sancıları gerçekten anlayablmişmiydin;

Yoksa anlamadığın bekleyişlerimin geçiştirmesimiydi bu sözler,

 

 

 

 

İşte ben seni öyle bekledim

Anlayarak

Hissederek

Yanarak bekledim...

Yanılmışım...

Hatasızım sanırken hata yapmışım seni beklerken..

Beklediğim sen değilmişsin.

 

Artık bilmediğim bir yüzü bekliyorum ben.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

12/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

İlk defa karşılaşıp ilk defa konuştular Zaten merhaba vardı hemen de kaynaştılar Sonra veda edildi gitme vakti gelmişti

Bu kısacık ziyaret adama az gelmişti

Uzattı ellerini kadına ''hadi'' dedi Ve maskeli yüzüyle muhteşem gülümsedi

O öyle bir andı ki bir çift gözden ibaret

Şaşırıp kaldı kadın edemedi hareket Ne diyor dedi içten niye elin uzattı Oda beğendi herhalde ondan sıcacık baktı

Neden baktı diyerek sorguladı kendince O deli bakış onu esir aldı tüm gece

Hayali var diyerek o gözünü yummadı

Eğer evliyse yandım diyerek uyumadı Gerçeği öğrenince dünya yıkıldı başa

Evet evliydi adam tüm hayal gitti boşa

Günler sonra ilk defa adamın çağrısıyla Kapandı denen yara kanamaya başladı Sanalda olsa bile konuşmak çok güzeldi

Kadının duyguları gizli ve çok özeldi

Açamazdı elbette gizliden sevecekti

Öyle sevecekti ki ebede diyecekti Günler gecti böylece fazla değil az süre Başladılar beraber sanalda muhabbete Nasıl çabuk gecerdi anlamazdı saati

Devam edip gitmedi ondan bundan sohbeti

O gülen gözler ona sevgiyle baktıkça Bir sevgi seli gibi yüreğine aktıkca İtiraf etti kadın aşık oldum ben dedi

Adamda kainatta en güzel şey aşk dedi

Zaten mutlu olmadım ben bu yaşıma kadar

İnşallah senin ile olurum ben bahtiyar

Evli olduğum kişi bir ömür törpüsüdür İnan bana yüreğim seninki kadar hürdür

Gizlim saklım yok benim ailemde bilecek

Sen benim sevdiğimsin bunu kabullenecek Dışarıda ararmıydım sevgiyi onda bulsam Şu kısacık ömürde koymadı bir an gülsem

Gizli saklı olamaz helâlim olmalısın Fazla zaman geçirme bir hoca bulmalısın

Derken bulundu hoca iş adama kalmıştı

Kadın güzel müjdeyi çoktan ona salmıştı Hiç vakit

kaybetmeden nikah işi halloldu Mevlanın huzurunda karı koca olundu

Ardından döndü adam yaşadığı şehire Sabır et aman dedi mevlam hayır getire Bir ay zaman zarfında ziyareti üçledi

Bir daha ki gelişim gayrı biraz güç dedi Kadında hissetmişti bu gidiş son gibiydi

Ama kondurmuyordu adam çok mert biriydi Ölüm geldi aklına ayrılık olmaz dedi Bu ruh daralmasını adama da söyledi Ama bir fark olmuştu bu son ayrılığında Her mevzu bir kavgaya dönüyordu anında

Hep kırıyordu adam tuaf bir hali vardı

Kadın elini açıp allahına yalvardı Ey yüce mevlam dedi gerceği sen bilirsin Bize ne hayırlıysa rabbim onu göstersin

Fazla gecmedi zaman birkaç günün ardından

Onulmaz yara aldı telefonda adamdan

Neden böyle bir şeye gerek gördün sen dedi Bana büyü yapmışsın diyerekte ekledi Bu nasıl bir yalandı bu nasıl bir iftira

Kadın ne yemin etse inanmaz adam asla

Bu nasıl bir karaydı bu nasıl bir yalandı Hele o dindar adam buna nasıl inandı Ne yeminler etsede dinlemedi kadını Ne yaptı ne ettiyse kırmadı inadını

Kadın imkansız dedi bu aşkı olamazdı O mert o yiğit yürek böylesi vuramazdı Nasıl kabullenmeli böylesi bir yalanı

Allahım bu adamın nerde dini imanı Deyip zavallı kadın feryat figan ağladı

Hiç gülmedi yerine karaları bağladı

Günlerce secde etti allahım yardım diye

Bana reva görülen bu dert bu zulüm niye Ölmek daha kolaydı ayrılık hayli yaman

Nasıl yaşarım dedi ah can parçam olmadan Nidaları duyuldu elbet arş’ı alâdan Muhteşem bir mutluluk nasip etti yaradan Canında bir can vardı can parçasından eser

Yüce mevla hikmetin türlüsüne mukteder...

 

SEVİLAY ŞAHBAZ

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

12/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

İlk defa karşılaşıp ilk defa konuştular Zaten merhaba vardı hemen de kaynaştılar Sonra veda edildi gitme vakti gelmişti

Bu kısacık ziyaret adama az gelmişti

Uzattı ellerini kadına ''hadi'' dedi Ve maskeli yüzüyle muhteşem gülümsedi

O öyle bir andı ki bir çift gözden ibaret

Şaşırıp kaldı kadın edemedi hareket Ne diyor dedi içten niye elin uzattı Oda beğendi herhalde ondan sıcacık baktı

Neden baktı diyerek sorguladı kendince O deli bakış onu esir aldı tüm gece

Hayali var diyerek o gözünü yummadı

Eğer evliyse yandım diyerek uyumadı Gerçeği öğrenince dünya yıkıldı başa

Evet evliydi adam tüm hayal gitti boşa

Günler sonra ilk defa adamın çağrısıyla Kapandı denen yara kanamaya başladı Sanalda olsa bile konuşmak çok güzeldi

Kadının duyguları gizli ve çok özeldi

Açamazdı elbette gizliden sevecekti

Öyle sevecekti ki ebede diyecekti Günler gecti böylece fazla değil az süre Başladılar beraber sanalda muhabbete Nasıl çabuk gecerdi anlamazdı saati

Devam edip gitmedi ondan bundan sohbeti

O gülen gözler ona sevgiyle baktıkça Bir sevgi seli gibi yüreğine aktıkca İtiraf etti kadın aşık oldum ben dedi

Adamda kainatta en güzel şey aşk dedi

Zaten mutlu olmadım ben bu yaşıma kadar

İnşallah senin ile olurum ben bahtiyar

Evli olduğum kişi bir ömür törpüsüdür İnan bana yüreğim seninki kadar hürdür

Gizlim saklım yok benim ailemde bilecek

Sen benim sevdiğimsin bunu kabullenecek Dışarıda ararmıydım sevgiyi onda bulsam Şu kısacık ömürde koymadı bir an gülsem

Gizli saklı olamaz helâlim olmalısın Fazla zaman geçirme bir hoca bulmalısın

Derken bulundu hoca iş adama kalmıştı

Kadın güzel müjdeyi çoktan ona salmıştı Hiç vakit

kaybetmeden nikah işi halloldu Mevlanın huzurunda karı koca olundu

Ardından döndü adam yaşadığı şehire Sabır et aman dedi mevlam hayır getire Bir ay zaman zarfında ziyareti üçledi

Bir daha ki gelişim gayrı biraz güç dedi Kadında hissetmişti bu gidiş son gibiydi

Ama kondurmuyordu adam çok mert biriydi Ölüm geldi aklına ayrılık olmaz dedi Bu ruh daralmasını adama da söyledi Ama bir fark olmuştu bu son ayrılığında Her mevzu bir kavgaya dönüyordu anında

Hep kırıyordu adam tuaf bir hali vardı

Kadın elini açıp allahına yalvardı Ey yüce mevlam dedi gerceği sen bilirsin Bize ne hayırlıysa rabbim onu göstersin

Fazla gecmedi zaman birkaç günün ardından

Onulmaz yara aldı telefonda adamdan

Neden böyle bir şeye gerek gördün sen dedi Bana büyü yapmışsın diyerekte ekledi Bu nasıl bir yalandı bu nasıl bir iftira

Kadın ne yemin etse inanmaz adam asla

Bu nasıl bir karaydı bu nasıl bir yalandı Hele o dindar adam buna nasıl inandı Ne yeminler etsede dinlemedi kadını Ne yaptı ne ettiyse kırmadı inadını

Kadın imkansız dedi bu aşkı olamazdı O mert o yiğit yürek böylesi vuramazdı Nasıl kabullenmeli böylesi bir yalanı

Allahım bu adamın nerde dini imanı Deyip zavallı kadın feryat figan ağladı

Hiç gülmedi yerine karaları bağladı

Günlerce secde etti allahım yardım diye

Bana reva görülen bu dert bu zulüm niye Ölmek daha kolaydı ayrılık hayli yaman

Nasıl yaşarım dedi ah can parçam olmadan Nidaları duyuldu elbet arş’ı alâdan Muhteşem bir mutluluk nasip etti yaradan Canında bir can vardı can parçasından eser

Yüce mevla hikmetin türlüsüne mukteder...

 

SEVİLAY ŞAHBAZ

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

8/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri


 

"-susmak aşkımın dilidir- diyen sevgili

konuş şimdi, kelimelerine ihtiyacım var…"

 

 

Parça tesirli sancılar düşüyor kalbime…

düştükçe uçurum, sancıdıkça aşk…

ve aşklaştıkça kalp

daha çok parçalanıyor hayat

yaklaştıkça daha bir özlüyorum

kabul ediyorum,galibimsin

ve ben her şeyini savaş alanında bırakan

mağlup bir komutan gibiyim şimdilerde..

tüm zaferlerimi sende yitirmişim

kör bir şahinin gözleriyle yol arıyorum kendime

sana çıkmayacağını bildiğim yolları görmekten korkuyorum belki de kim bilir?..

 

 

çıkmaz sokaklarda kısır kalıyorum döngülere..

ve ben dönemezken kendime

labirentlerinde kaybolmuşken,

sağım sen, solum sen, yolum sen, yönüm sen olmuşken,

senden gayrısına yok,yokluğuna râm olmuşken,

susma ömrüm!...

yol kesil cehenneme...

 

 

keskin bir virajsın içimde bir türlü alamadığım..

ne zaman geçmeye kalksam senden,

ya bir uçurum boşluğu, ya bir şarampol oluyor sonum..

uzanan elleri tutmuyorum..

yüreğime taktığın alyans tutuyor içimi,

içini bırakmıyorum..

dul bir hasrete yâd/igar kalıyorum ötelerde

Yar dediğimi ağyar, yaban dediğimi yar sanıyorlar..

Sancılanıyorum sessizliğine

Tam vakti;

susturucu takılmışken yüreğime,

haykıramazken,

her kurşun içimi parçalarken,

infilak ederken isyanlarım sensizliğe,

ve akarken gözümden ırmak ırmak,

susma ömrüm!...

 

 

ateş kesil cehenneme...

tüm piyonlarım tükendi.

Elimde bir şah…

nereye koysam kendine mat çekiyor..

Cemreler ihanet ediyor adına,

Aslı hükümsüz..

kendini bile ısıtmıyor..

adım lâl kalıyor zemheri ayazlarına..

(d)üşüyorum..

muhaciri değilim gayrı bu Arafın..

ne cennet kokabiliyorum, ne cehennem yanabiliyorum..

kendimsiz bir kent kuruyorum yokluğunun sokağına..

baykuşlara sakinlik yapıyor kentimin ıssızlığı…

sesine parazit yapan bir sesle yıkılıyorum

uğraşma aşk..!

kaldıramazsın;

kumdan kaleler gibi bir rüzgarlık değil, bir cümlelik yıkımlarım..

bilmem ki hangi rihter ölçer sarsıntılarımı..

artçı sellere verirken sitemimi,

sana “sus”arken,

ölüme “su”sarken,

müptelâsıyken kahramanı bıçaklanmış masalların

aşk için aşıkları ezip geçmişken,

susma ömrüm!...

 

şehâdet getir cinnetime...

öznesi sen olan bir ömre verdim adını,

ki ölüm yar olana kadar tek yâr dediğim ol diye..

sana geldim, ölüme yâr etme diye.

Susma diye çırpınışlarımın tek müsebbibisin..

Biliyorum aldırmıyorsun

Dönmeyeyim istiyorsun sultanlığına

Ve aslında aşk’tan korkuyorsun

Zulmetin sırtımda yama olurken yar’alarıma

 

 

Hani olur da geldiğimde bir gün

kapanacaksa yüzüme şehrinin kapıları,

her lisanı lâl bırakan bakışlarım anlamını yitirecekse eğer

ve el elini tutacaksa ellerin,

Elimde değil yanacağım

 

 

O vakit gülüp geçeceksen yangınlarıma,

Sarmayacaksan,

Benimle kınanıp, benimle yanmayacaksan,

Cennetten kovulmayı göze almayacaksan,

Bir sözüne çölde vaha gibi susarken

öyle umarsız susacaksan…

sen de sus ömrüm!...

 

 

Sus!..

Sus ki, ölüm bana yâr,

ben ölüme Yâr olayım…

sen toprak kesil cesedime…

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

8/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

 

 "Meğer Ne Boş Heveslere Kapılmışım

 

Sen Neymişsin, Ben Kendimi Ne Sanmışım"

 

 

 Hiç Degişmedi Sana Olan Sevdamın Rengi..İlk Günkü Gibi Hala Yeşilli Tonlarında..Hiç Sarımsı, Kırmızımsı Düş Kırıklıklarına Uğramadı Bu Gönül..Hep Bir Umutla Beklemekte..Gelmesende..Sevmesende Rengini Degişmez Belkide.

 

Kim Bilir Sende..

 

Ama..

Boşver..

Neyse..

 

 
Gözlerim Açık Gider Sana Doğruyu Söylemezsem

 

Ben Seni Artık Hiç Sevmiyorum"

 

Sen Gelince Aklıma Tırnaklarımı Batırıyorum Kalbime.Kansada Yüregim Böyle Dayanıyor Sensizlige, Senin Kadar Acıtmayanla..

 

 

 

 
Kıyıya Vuran Dalgalar Misali Gözlerim Ufukta Yeni Seslenişlerinin Doguşunu İzlemekte Yüregim..''Gel'' Desen Hiç Düşünmeden Atlayacak Senin O Acıtan, Her Seferinde Yüregime Dokunan Dalgalarına..

 

Hani..

 

işte..

"Gel" Desen Hiç Fena Olmayacak..

 

 

 

 "Sen Beni Aşka Layık Görmedin Senin Kadar

 

Ben Artık Aşkı Senden Çok Seviyorum"

 

 

 

Kesiyor Bileklerimi Acının Serzenişleri..

 

Gücüm Yetmiyor Sana..

Sevdama..

Yüreğime..

 

 

 
Seninle Yaptıgımız Rolü Şimdi Tek Başıma Sahneliyorum..Susuyorum !!

 

Sen Gelmesende..

 

Dönmesende..

Aşk Layık Olanda Kalmalı..

Aşk "Sende" Kalmalı Benim Olmayanım..

 

 

 

 
"Sana Göre Aşk Laftan İbaret, Bana Göre Hayatın Anlamı

 

Sen Bu Yolda Böyle Devam Et, Aşk Layık Olanda Kalmalı" 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

8/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri


 

"Ruhumun ve hayatımın sıkıştığı,can çekiştiği şu dört duvar arasında hayatımı yazıyorum sana .."
Çocukluğumun mutluluğu olan ağlamalarımı hatırlamam,senden giderken süzülen yaşların yanında..
Kaldırımlardaki gölgemi yakalamak için düşüşlerimi,dizlerimin kanamasını,hıçkırıklarımı hatırlamam;sen düşümden düştüğünün kadar..

 

 

İlk aşkımı,ilk kavgamı,on yedi yaşımı hatırlamam..Senin "İLK'im" olduğun kadar..
En deli,en hırçın yıllarım olan,hayata merhaba dediğim o yaşımın ,yirmilik sancılarımın bedenimi inlettiği acıları hatırlamam; seni kaybettiğim de verdiği acı kadar..

 Ve şimdi..

 Belki yeniden sevebilme,ömrümü ömrüne adama ihtimalim olan hayatımın bu anında..
Yani şimdi,hemen..

Rüzgarda savrulan saçlarımın esintisi yüzüne değince..
Islanan saçlarımı dağıtışını bir daha sana hatırlatınca..
Yağmurun sildiği ayak izlerim,yeniden senin ardından iz bıraktığında..
Gözlerimin baktığı yerde seni bulmasına..
İsmimin senin dudaklarından yavaşca bir daha süzülmesine..

Ne dersin?
Derdin , bilirim..
Evet derdin,yanımda olabilseydin..
Islak saçlarımı yeniden dağıtırdın..
Bilirim..
Yeniden soluk alışında;ismim dökülürdü dilinden hece hece..

 

 Ve sen yeniden; HAYATIM olurdun..
Seni;

Öfkelerimin,serzenişlerimin dilime dolandığı yerde asılı bırakıyorum..
Kollarım açık,tebessümüm yüzüne yansır bir halde..
Kımıldama sakın..Tam burada

Kal..

Olduğun yerde..

Ve HOŞCA...
Kal...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

8/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri





 

 

Sen bir yel gibi esip gittin hayatımdan

Yelkenleri kırık tekneler gibi,

Bakakaldım yorgun denizler üzerinde..

Sen gittin gideli,

Kalbimin bütün kapılarını kilitledim,

Yokluğun durmadan büyüdü içimde…

 

 

Özlemin tek yönlü bir yol,

Gidilipte dönülmeyen..

Gelemiyeceğini bile bile,

Yinede sevgini besledim..

Seni her anışımda,

Hüzün şarkıları kırılıyor kalbimde,

Dudaklarımız birbirinden uzak,

Bedenlerimiz ,gözlerimiz uzak,

Sensizliğin şarkısını söylüyorum..

 

 

Suyu tükenmiş limanlarda,

Seni bekliyorum ümütsizce..

Hayalin geliyor hep gözlerimin önüne,

Gülüşün,bana sevgiyle bakışın,

Esen rüzgârda,yağan yağmurda,

Hep senin kokunu duyuyorum.

Birde yokluğunu anımsayınca,

Yüreğimin sızladığını….

 

 

Sevgi çiçeğimdin,

Güneşimdin, dünyamı aydınlatan,

Dünyayı,seninle sevmiştim

Seninle yaşayabilmiştim…

Şimdi uçup gitti mutluluk kuşları,

Hep bir boşluk,

Hep acılar, hüzünler var

Bir şeyler eksik hep, sensiz dolduramadığım..

Kalbimide alıp gittin, içimdeki çocuğuda…

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

8/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

Ben sana sevmeyi vaadettim

 

İstesem bir aynanın parlak yüzü gibi,

Pürüzsüz, kusursuz ve apaydınlık görünebilirdim sana.

Doğanın en canlı renklerine boyanıp yüreğine dolarak,

Bir ahu gibi barınabilirdim rüyalarında.

Ben sana güzelliğimi vaadetmedim sevgili!

 

 

İstesem sahte gülücüklerle kandırabilirdim,

Hani o çok değer verdiğin, değerini bilmeyen insanları.

Onlar gibi davranabilirdim.Basitçe, lakaytça...

O zaman onlara karşı verdiğimiz bu çetin savaşta,

Onlardan ne farkımız kalırdı?

 

 

İsteseydim sevdiğin her şeye,

Gözüm kapalı bağlanabilirdim.

Bilemem belki de artardı zamanla, gözündeki değerim.

Sevmek bir şeylerden vazgeçmekse ve sevmek fedakarlıksa eğer,

Ben sana benliğimi vaadetmedim, farklı yanlarımı vaadettim.

 

 

Şimdi duruyorum işte dimdik, tüm gerçekliğimle.

Hiç bir zaman göremeyeceğin kadar çıplak bir insan var, ayıpsızca karşında.

Ben sana şeffaf tüller ardından pembe yaprağı görünen,

Gizemli bir çiçek vaadetmedim sevgili!

Ben sana doğallılığımı ve kanayan yaralarımı vaadettim.

 

 

Karşılığında bir kapı araladım kalbimde, yalnız senin girmen için.

İsteseydim en tatlı laflarla seni yerlere göklere sığdırmayabilirdim

Ya da sevgiye dair en sahte cümleleri sarf edebilirdim, gözlerine bakarak.

Ben sana ılık bir bahar sabahında, çiçekli bahçelerde koşmayı değil,

Yağmurlu bir günde el ele bir bilinmezlikler şehrine yol almayı vaadettim.

Ben sana sevmeyi vaadettim sevgili! ...

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

8/4/2009 · Kategori: Ask Hikayeleri

 

Hayat hep vedalarlamı doludur hep birşeylere gitmi der insan hep birşeylerden vazmıgeçer

Vazgeçişmidir bu sözler yoksa bekleyişin umutların kapısınımı açmaktır

Bilmem kaçıncı vedam sana bilmem kaçıncı dönüşüm senden

Dinlenilen her şarkıda seni duymak

Yakılan her sigarada seni özümsemekmidir

Kimselere anlatamadığım bir sevgi bu bilmiyorsun

Aradan geçen o kadar zamana rağmen

çalan her telefon sesinde gelen her mesajda omu diye ümitsiz bir bekleyiş ne demek bilmezsin sen yaşamadın yaşatmadım sana

Unuttum seni derken bile seni hatırlamaktır amacım

Gözlerinin içine bakmaktır niyetim

Sodana uzanıp içmeye çalışmam sırf elimi tut diye yapılan bir oyundu anlamadın

Annesinden azar yemiş çocuk gibi duruşum soğuk bakan gözlerini görmemek içindi

Seni arayışlarım korkularımı yenmek içindi

Özlemimi hafifletmek içindi anlamadın

Sana rağmen direndim sana rağmen yaşadım bu sevgiyi

Gideceğini bile bile

Bilmiyorsun belki seni görürüm diye kaç defa geldim soluk aldığın şehre

Yürüdüğümüz yollardan geçtim

Aylak aylak dolaştım

Yağmurda ıslandım sırf sen ıslanmış halime gülüyorsun diye

Ne çok yaşamışım seninle herşeyi

Sen nerdeydin diye düşünmedim hiç bunları yaşarken

Sen benim içimdeydin ya gözbebeklerime saklamıştım ya seni

Gözyaşım olmuştun ya sen benim düşme diye ağlamıyordum ya

Artık saklamamam lazım o bir damla gözyaşımı

Yoksunki artık yanımda

Her aradğımda çalan telefonundan artık

“aradığınız numara kullanılmamaktadır” dedikten sonra

sen benden gitmeyi tercih etmişken

bitmeli senden kalan son kırıntılarda

Araladığım bekleyiş kapısı kapanmalı artık

sana söylemediğim o veda sözcüğüde söylenmeli artık

elveda adamım diyip o tek damla gözyaşıda akıp gitmeli usulca yanağımdan

Sağ tarafta duran kalbimin üstünde kurumalı

ve ben kaşbimim anahtarlarınıda kırpıp atmalıyım göğe doğru

belki rüzgar sana yollar diye

Belki anlarsın sana veda ettiğimi

belki seninde yüreğinde bir nokta cız eder diye

elveda adamım elveda …….

 

 

 

Nilüfer Yıldız

29.03.2009 - 02.21

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Sitenizesayac.com
Gtoplist

Zirve100
Zirve1 en iyi Türk Siteleri
Zirve1 en iyi Türk Siteleri
..